Ordu'nun dilek ve rüyalarında iş istemesi çok doğal ve mantıklı bir talep olup, bölgede yatırımların yetersiz, az ve kit kaynaklarla yapılıyor olmasından dolayı en fazla göç veren illerin başında Ordu da gelmektedir.
Bir çorap markası Türkiye genelinde "Dilek Ağacı" adli bir proje kampanyası gerçekleştirmiş ve ağaca bağlanan yarım milyon civarı dilekten renklere göre altı ayrı kategoride bir Türkiye "dilek haritası" ortaya çıkarmışlar. Sağlık, Aşk, Para, İş, Eğitim ve Barış başlıklı altı ayrı dilek tercihlerinden oluşan haritada İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa, Adana, Eskişehir gibi büyükşehirler birinci sırada yer alan "Aşk" dileğinde bulunur iken, son sırada "Barış" yer almaktadır. Ülke genelinde sırf iş dileyen iller ise Ordu dahil yedi-sekiz şehir kadardır. Yüzde oranlar olarak bakıldığında ise Aşk % 29 ile birinci, Para % 27 ile ikinci, Sağlık % 21 ile üçüncü, Eğitim % 9.5 ile dördüncü, İş % 8.5 ile beşinci ve son olarak % 5 oranla Barış dilendiği görülüyor.
Ordu'nun dilek ve rüyalarında iş istemesi çok doğal ve mantıklı bir talep olup, bölgede yatırımların yetersiz, az ve kit kaynaklarla yapılıyor olmasından dolayı en fazla göç veren illerin başında Ordu da gelmektedir. Bu ise demokrafik yapıyı etkiliyor ve tarım, hayvancılık gibi alanlarda insan ve iş gücü faaliyetlerinin azalmasına neden oluyor. Toprağın, ailelerin çoğalması ve dolayısıyla artık yetemez durumda olmasindan dolayı yurtiçi büyük kentlere ve yurtdışı gurbete göçü tetikliyor. Arazilerin Karadeniz'de sahil bölgelerinde denize kıyı ve dik, engebeli olması da hayvancılığı ve tarımı olumsuz etkiliyor, Büyükbaş hayvancılığı imkansız kılıyor. Aşırı yağışlar ile baş etmek durumunda kalan bölgede, sağanak yağışlar ardından taşmalar ve sel felaketleri sonucu ise başta ürünler olmak üzere erezyon sonucu toprak kaymaları nedeniyle de çok sayıda yerleşim ve tarım alanı büyük zarar görüyor, can ve mal kayıplarına neden oluyor. Karadeniz’in 100-200 metre gibi bir seviyeden sonra zemine doğru canlı türü yaşamıyor. Karadeniz’in kirliliği ülkemiz açısından diğerlerine oranla daha büyük bir risk oluşturuyor. Çünkü Türkiye, Karadeniz’de en uzun kıyı şeridine sahip olan ülke ve üstelik balıkçılık Karadeniz Bölgesi’ndeki halkın geçim kaynakları içerisinde önemli bir yere sahip. Oysa, Karadeniz'de kirliğinin Karadeniz'e komşu devletler ortak eliyle kirletilmesi sonucu balıkçılıkla geçimini sağlayanlar artık eskisi gibi kazançlar elde edememektedir. Karadeniz’e kıyısı olan Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya, Türkiye ve Ukrayna, kirlilikte önemli bir paya sahip, ancak tek sorumlu bu ülkeler değil. Avrupa’nın yaklaşık üçte birini oluşturan 17 ülkenin büyük bölümü, 13 başkenti dahil yaklaşık 160 milyon insanın ürettiği kirlilik, Tuna Nehri yoluyla Karadeniz’e boşalıyor. Karadeniz’deki kirliliğin yaklaşık yarısının sorumlusu, Karadeniz’de kıyısı olmayan Avrupa ülkeleri.
Ağırlığın fındığa dayalı bir ekonomi olması ve fındık ticareti, fındık yan mamül ürünlerine bağlı fındık entegre tesisleri, fındık yağı, fındık ezmesi, çikolata, bunun dışında çay ve orman ürünleri entegre tesisleri, balıkçılık, arıcılık ve kivi gibi alternatif tarım ürünlerine yöneliş olsa bile hane halkı nüfus artışı, yaşlı sayısında artış, yeni iş alanlarının açılamaması işsizlik ile birleşince sanayi tesisleri istihdama yeterli cevap veremiyor ve mevcutlara ek olarak yeni tesis ve sanayi de kurulamadığından Ordu ilinin dilek ağacında iş dilemesi çok normal.
Çözüm ise inovasyona dayalı üretim, farklılaşma, sürdürülebilir ve yinelenebilir kalkınma, doğa ve çevre uyumlu ve barışık, teşvikler ile özendirici yeni iş alanları açarak devlet-özel sektör ortaklığı (PPP) ile iç ve dış yatırımları çekerek, bölge şehirleri ve ülkeleri içine alan, benzer alanda faal kurumların kendi aralarında kümelenme yapmalarıdır. Bacasız sanayi turizm ve alt kolları ile bölge koordinasyon içinde yerel halk paydaşları ile ekonomiden pay almanın yollarını bulmalı. Neden turizm? çünkü küresel ısınma güneye göre zamanla kuzey bölgeleri cazip kılacak ve tedbirler, önlemler uygulamalar geçmişten pay çıkartılarak ve önceki hatalardan ders alarak planlı bir şekilde uygulanarak doğa ve çevreyi de tahrip etmeden yapılmalıdır. Yaylalar ise özel koruma altında turizme kazandırılmalıdır. Ordu ve komşu illerin istihdam için umudu ise Karadeniz'i Akdeniz'e ve Anadolu'ya bağlayacak yeni ulaşım kara yollarının ve yapımı gündemde olan Ordu - Giresun Havalimanı projesinde. Ordu Üniversitesi'nin kurulmasının bile şehrin ekonomik ve sosyal hayatına katkısı önümüzde bir örnek iken havalimani zorunluluk oluyor.